Oyalansın

Boş lakırdı ile oyalansın Adem.Sözün şehvetine kapılıp eğlensin Adem.Dünyaları kurtarmaktır isteği madem,Sözün yularından kurtulsun Adem. Dünyada söylenmemiş söz mü kaldı ?  Edilmedik intizar mı kaldı ?  Deliler kuyuya bir taş attı, Hayrete boyansın Adem.

Sözcüklerin Taşıyamadığı Bir Şey Taşıyorum Kalbimde

Sözcüklerin taşıyamadığı bir şey taşıyorum kalbimde. Anlatabilmek için kendimi hırpalasam da asla yeterince iyi ve tam ifade edemeyeceğim. Daha önce, herkes gibi, anlaşılmadığımı düşündüğüm olmuştu. Yine anlaşılmadığımı düşünüyorum fakat başka bir biçimde. Anlaşılmadığımı düşünüyor ve bunda hiçbir mahzur görmüyorum. Sözcükler nasıl nakıs kalıyor hayret ediyorum. Beni yine yarı yolda bıraktılar fakat olsun, bu defa hiç... Continue Reading →

Düzelen, iyileşen, geçen baĞzı şeyler…

29 Aralık 2017 İçimde bir şeyler yıkılıyor. İçten çürüyen bir bina gibiyim. Yıkığım yıkığım binlerce kez yıkığım. Toparlanmak istemiyorum. Kalbinden çürüyen, enkazını kendi elleriyle yoklayan biriyim. Şehrim bombalanıyor yine, ben sokaklarında yalın ayak donuk gözlerle yürüyorum içim kanayarak. Burda bir parçam kalmış, mazide bir parçam yaralanmış, şurada canıma susamışım işte, gözümü kapamışım burda. Burda ruhum... Continue Reading →

Çamur

Büyümekle barışınca daha çocuk kalırız belki 🙂 Bak bunlar seni yazdı, seni yaptı. Çok zordu, çok da zor olacak ama yaşam bir denge işi. Çamurun içinden renklere boyanıp çıkmışsın. Boğulduğunu sanıyorsun ama bunu düşündüren de hala hayatlı olman. İnsan hem ne yüce hem ne canavar. Çocuklar ve Allah sizi sevsin 18 Ocak 2021

Rabbe açık mektuplar 1

27.10.2021 Canım Benim; Sana zamanın sonundan dünyanın ve her şeyin sınırından, sonluların sonsuz gibi yaşandığı bir çağdan sesleniyorum. Sen mi bizi yalnız bıraktın biz mi kendimizi sensiz bırakıyoruz ? Cevabı içinde saklı bu soruyu sormam kendimi sensiz bırakmamın çölleştirdiği varlığımın bir dayanak noktası araması. Her şey gücümü kırıyor, toplumsal olarak nevrotik bir haldeyiz. Çoğunluğun benzer... Continue Reading →

İçimde Biraz Yaşamak Kalmış

İçimde biraz yaşamak kalmış. Kor gibi için için fakat ışık vermeyecek kadar sönük. Ufak esintilerde hafifçe canlanan fakat alev alev yanamayacak kadar fersiz. İçimde biraz yaşamak kalmış, öfkemi alacak kadar yaşamak. Karşısında durduğum her şeye yetemeyecek fakat dik tutacak kadar yaşamak. İçimde biraz yaşamak kalmış. Başkalarının kurallarına tahammülsüz bir yaşamak. Sade, teferruatsız, şatafatsız, böbürlenmeden yaşamak.... Continue Reading →

Gerçeğin Kaçışı

Sana yaşamaktan soracaklar Söyleneceklerin çokluğundan hiçbirinin dile getirilemeyecek oluşundan ve yaşamın biricikliğinden  susacaksın Ölüp ölüp dirilmek diyeceksin içinden  Canın çıkacak kadar mutlu Canın çıkacak kadar üzgün  Canı hissedecek kadar insan olmak yaşamak Cana sağır olacak kadar alçalmaya fırsat yaşamak Sana hakikatten soracaklar Yaşamdan bağımsız değilmişçesine Onun kadar basit, onun kadar karmaşık değilmişçesine...  Büyük laflar zırvalayamayacaksın... Continue Reading →

Başlangıcı Bulmak & Sonu Başlatmak

"Yazmak bir hazin başlangıç mıdır yoksa bir hazin başlangıcın sonu mu ?" diye sormuştu Eyüp abi. Yazmak bir hezimeti kaleme almak içinse hüznün ne başlangıcı ne de sonudur. Yazınca biteceğini, hüznün sağalacağını sanırsın yalnızca. Ne var ki yazarak hüznü sonsuz kere okunmak  ve varolmak üzere ölümsüzleştirirsin. Böylelikle yazmak başlı başına hazin bir başlangıç oluverir. Hem... Continue Reading →

İmkansız Gece

Bir şey imkansızlığı ölçüsünde güzel. Yıldızlara ulaşmak hayali onlara ulaşmanın güçlüğüyle güzelleşiyor. Sen hangi yıldızsın ? Sanırım şu hep gözüme çarpıp duran Çolpan. Niçin bu kadar güzelsin? Yıldızlar da hayal kurar. Beni kendi ülkene taşıdın hayalinde biliyorum. Yaşatmak istedin orda. Benim sana gelmem ne kadar imkansızsa senin beni göğe yükseltmen de o kadar imkansız. Yüzünü... Continue Reading →

Ölüm Bir Günah

İnsanların kendilerini öldürmeleri yakışıksız bulunuyor. “Senden hiç beklemezdim, kendini yavaşça öldürmenin yolunu bulmuşsun”. Sanki hayatta kendimizi öldürecek başka eylemlere girişmemişiz gibi. Onu istemek başkalarının yaşamını tehditmiş gibi. Ölüm bir günah, herkesin işlemeye teşebbüs ettiği, arzuladığı fakat hiç arzulamamış, eninde sonunda ölmeyecekmiş gibi sakladığı. Yine de herkes tarafından başka hiçbir şeyde rastlanamayacak biçimde en doğru bilinen.... Continue Reading →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑